Bu sayfadaki içerik, Adobe Flash Player'ın daha yeni bir sürümünü gerektiriyor.

Adobe Flash player Edinin

Bilgisayar  Tarihçesi


Tanım :  Çok sayıda aritmetiksel veya mantıksal işlemlerden oluşan bir işi, önceden verilmiş bir programa göre yapıp sonuçlandıran elektronik araç, elektronik beyin.
Bilgisayarın tarihçesi, başlangıcı  genel olarak teknolojik gelişme  süreciyle paralellik gösterir.
Bilgisayarın gelişmesi, insanın sorunlarını çözmek için geliştirdiği iletişim becerileri, sayı sistemleri ve sayı sistemlerinin kullanılma ve sorun çözme becerilerinde etkin kullanılabilmesi  sonucunda oluşmaya başlamıştır.

Taş devrinden kalma diyebileceğimiz ve bilgisayarın başlangıcı kabul edilebilen tarihsel kalıntılar  mevcuttur. MÖ 1900 ila 1400 yıları arasında üç yapım devresi  içinde  yapıldığı  tahmin  edilen  Güney İngiltere'deki  taştan muazzam bir daire  bilim adamlarını hayrete düşürmüştür.  İlk önce onlar "Stenehonge"  adını taşıyan bu  dev taş sütunlar ve üstlerine konmuş taşların binlerce yıl  önceki bir gözlemevine ait olması olasılığını düşünmüşlerdi.  Bugün ise daha kesin biliyorlar ki  bu taş  bloklar  taş  devrinden kalma bir bilgisayar, bir computerdir.
khipuİnkaların  "khipu" denen düğümlü sicim  demetlerinin, yalnızca bir hafıza  yardımcısı ya da muhasebe aracı değil, aynı zamanda "üç boyutlu bir"  yazı dili olduğu yolundaki işaretler çoğalıyor. Böyle bir benzetmeye kuşkuyla  bakanlar  veya fazla İknaları  fazla yüceltme olarak görenler olsa  da ?khipuları ikili sistemi  kullanan ilkel bir bilgisayara benzetenler  de var .Bazı araştırmacılar  bu yönde araştırmalarını ve veri tabalarını oluşturma çabalarını sürdürmektedirler.
Bilgisayar tarihçesi içerisinde gizemli, etkili ve ilginç notlardan sonra ilk örnekleri kabul edebileceğimiz örnekler M.Ö önceki yıllardan ABACÜS'tür. Bu süreç, doğal olarak matematiksel araçların ataları olan hesap makinelerini başlatacaktı.
Yüzyıllar sonra, Ortaçağ sonundaki yeni bilimsel keşifler ışığında, Avrupalı mühendisler tarafından geliştirilen bir dizi makinesel hesaplama aygıtlarının ilki ise, Wilhelm Schickard'a (1623) aittir.
pascalBlaise Pascal, 1642'de dijital hesap makinesini yapmıştır; yalnızca tuşlar aracılığıyla girilen rakamları toplama ve çıkarma işlemi yapan bu aygıtı, vergi toplayıcısı olan babasına yardım etmek için geliştirmiştir.
1671'de Gottfried Wilhelm von Leibniz bir bilgisayar tasarlamıştır; 1694 yılında yapılabilen bu araç özel dişli mekanizması kullanmaktaydı; toplama, çıkartma, çarpma ve bölme işlemi yapabiliyordu.
1801 yılında Joseph Marie Jacquard'ın dokuma tezgâhındaki işlemi özdevinimleştirmek (otomatikleştirmek) adına ürettiği delikli kartlar ise bilgisayarların gelişme sürecindeki, kısıtlı da olsa, ilk programlanabilme (kurulabilme) izlerinden sayılır. Kullanıcının sağladığı bu kartlar sayesinde, dokuma tezgâhı kart üzerindeki delikler ile tarif edilen çizime işleyişini uyarlayabiliyordu.
Charles  Xavier Thomas dört işlemi (toplama, çıkartma, çarpma, bölme) yapabilen ilk ticari mekanik hesap makinasını 1820' de geliştirmiştir.
Charles Babbage fark makinası adını verdiği otomatik mekanik hesap makinesinin küçük bir modelini 1822'de gerçekleştirmiştir. 1823'de buharla çalışan tam otomatik modelini yapmıştır; bu araç sabit talimat programıyla kumanda ediliyordu.
Herman Hollerith 1890 yılında delikli kart sistemiyle çalışan bilgisayarı geliştirdi. Bu delikli kartlar, bellek deposu olarak kullanılabiliyor, ayrıca bilgisayara programlar ve veriler bu kartlarla verilebiliyordu, böylece işlem hızı oldukça artmış ve hatalar da azalmıştır.
İlk  bilgisayar  yazılımcısı Ada  Augusta  Lovelace (1815-1852) ,  Babbage'nin  1834 yılında üzerinde çalıştığı hesap makinesi için geliştirdiği  codlarla, dünyanın ilk yazılımcısı oldu. Bugün hâlâ, bilgisayarların gelişme sürecinde  öncü olmasının yanında, ilk bilgisayar yazılımını hazırlayan kişi olarak anılıyor. Günümüzde  onun adının verildiği "ADA" adlı bir bilgisayar yazılım dili de var. Biliminsanları, bu yazılımı temel alarak geliştirdikleri  ve günümüze uyarladıkları bu yazılıma  Ada?nın adını vermişler.
Bildiğimiz anlamda bilgisayarları tarihçesine göre 5  kuşağa ayırıyoruz. Ancak  bu  sürecin çeşitli kaynaklarda değişik şekillerde yer aldığı, kuşakların  farklı, yakın  tarihlerde başlayıp bitmesi  gibi farklılıklar  olduğu  görülmektedir. Önemli olan  bilimsel  bir yaklaşımla  sürecin  anlaşılması, kuşaklar arasında farklılık yaratan bilimsel ve teknolojik gelişmelere paralel olarak bilgisayarların nasıl geliştiğini  fark edebilmektir.

1.Birinci Kuşak (Vakum Tüplü) Bilgisayarlar (1946-1959)
1945  yılında Eniacla başlayan bilgisayarlar, 1959 yılına kadar devam etti. Bu  dönemde 1946 yılında  EDVAC ve 1951  yılında  da UNIVAC-1 ticari amaçlı bilgisayarları  üretilmiştir. 1956 yılında IBM firmasıda IBM-650 ve IBM-700 serisinden bilgisayarlarla bu süreçte  yer  almıştır
Bu kuşağın temel özellikleri şunlardır:
1.İşlemci olarak çok büyük vakum tüpleri kullanılırdı.
2.Fazla enerji harcarlardı.
3.Çevreye fazla ısı yayarlardı.
4.Veri programlarını ana belleklerinde tutarlardı.
5.Saklama aracı olarak manyetik teyp kullanılırdı.
6.Programlar fazla detay gerektiren makine dilinde yazılırdı.

2.İkinci Kuşak (Transistörlü) Bilgisayarlar (1959-1964)
Transistorlü  bilgisayarlar  döneminde, IBM serisi  ve BURROUGHS serisi bilgisayarları  söyleyebiliriz. Bu  dönemde FORTRAN, COBOL  ve  ALGOL  gibi bilgisayar dillerinin kullanılmış olması bu dönem özelliklerine  ekleneblir.
 Bu kuşağın temel özellikleri şunlardır:
1.İşlemci olarak vakum tüpleri kullanılırdı.
2.Ortalama 10.000 transistör ile çalışırlardı.
3.Az enerji kullanırlardı.
4.Daha az ısı yayarlardı.
5.Transistörler tablolar üzerine el ile monte edilirdi.

3.Üçüncü Kuşak (Entegre Devreli) Bilgisayarlar (1964-1970)
Bu  kuşağın en temel özelliği  entegre(tümleşik) devrelerin kullanılmasıdır. Bu  dönemde  IBM Sistem-360/370, RCA Spectra 70  ve HONEYWELL 2200 sereileri üretilmiştir  diyebiliriz.
Bu kuşağın temel özellikleri şunlardır:
1.İşlemci olarak entegre devreler kullanılırdı.
2.Düşük maliyet ile yüksek güvenirlik sağlanmaya başlandı.
3.Manyetik diskler kullanılmaya başlandı.
4.Program ve veriler ihtiyaç duyulduğu sürece saklanabiliyordu.

4.Dördüncü Kuşak (Mikroişlemcili) Bilgisayarlar (1970-?)
Bu  kuşak, bilgisayar üretiminde  önemli olan mikroişlemcilerin, buna paralel olarak gelişen Disk  kapasitelerinin,  tasarım açısından  gelişmişlik ve ağ sistemlerinin gelişmesi veya kullanılması, yazılım alanında sağlanan gelişmeler  gibi süreçlerle daha etkinleşmiştir. APPLE I, IBM PC örnek olarak verilebilir.
Bu kuşağın temel özellikleri şunlardır:
1.Mikroişlemcilerle daha hızlı işlemler yapılmaktadır.
2.Daha fazla bilgi ve program saklanabilen disk ve CD'ler kullanılabilmektedir.
3.Yapay zekâ kavramı hayata geçirilmiştir.
4.Ağ sistemleri oluşturulup bilgisayarlar arasında iletişim sağlanabildi.
5.Bilgisayarlar fiziksel olarak küçülerek kullanışlı ve taşınabilir hale geldi.

5.Beşinci Kuşak (Yapay Zekâlı) Bilgisayarlar (1990-?)
Günümüzün de içinde yer aldığı bir dönemden bahsediyoruz.
 Bu kuşaktaki bilgisayarlardan beklenen hedefler şunlardır:
1.Üretkenliğin düşük olduğu alanlarda, üretkenliği arttırmak amacıyla pratik metotlar geliştirmek
2.Kalkınmada ve gelişmede, uluslar arası dayanışmaya katkıda bulunmak
3.Enerji ve kaynak tasarrufunda bulunmak
4.Toplumun sorunlarına pratik çareler bularak, toplumsal huzur ve güvenin sağlanmasında katkıda bulunmak



Kaynaklar :

1.http://www.tdk.gov.tr/
2.http://www.biltek.tubitak.gov.tr/
   Bilim ve Teknik Dergisi. Ağustos 1978. s. 44-45
   Bilim ve Teknik Dergisi.  , Mayıs  1980  s. 14-17
   Bilim ve Teknik Dergisi.  Temmuz 2003  s. 4-5
   Bilim ve Çocuk Dergisi. Mayıs  2006  s. 26-27
3.http://ogrenci.hacettepe.edu.tr/~b0343714/baglantilar/kalafat1.html
4.www.baskent.edu.tr/~omadran/eskiweb/donem0304/dersnotu0304/hafta1.doc -
5.BİLGİSAYAR GİRİŞ. SEZEN, H. Kemal, IŞIĞIÇOK, Erkan. Melisa Matbaacılık. Ocak 1996