Hayatınızın Seçimi
Yrd. Doç. Dr. Ali Temel


Günümüzde meslek seçme, gençlerin ciddî araştırmalar sonucu vermeleri gereken önemli bir karardır. Üniversiteye girişte, birey seçmeyi düşündüğü alanın ilgi ve yeteneklerine uygunluğunu; lisede öğrenim gördüğü alanla yükseköğrenim programları arasındaki ilişkiyi ve şimdiye kadar hangi alanlarda daha başarılı olduğunu, iyi irdelemek durumundadır.

İlköğretimin sonunda ve ortaöğretimin başında, öğrencilerin değişik programlara yönelmeleri, çeşitli ölçme araçları ile bireyi tanıma tekniklerinden yararlanılarak elde edilen bilgilerin değerlendirilmesi sonucu olmalıdır. Bir öğrencinin hangi tür okula ve programa yönelmesinin uygun olacağı kararına varılırken öğrencinin:

1- Yetenek ve başarı durumu,
2- Kişisel nitelikleri,
3- İsteği ile işin veya programın özellikleri,
4- Ailesinin görüşü,
5- Programa, işe girme ve devam edebilme koşulları
6- Toplumun mesleğe olan ihtiyacı bilinmelidir.

Gerek 8. ve gerek 9. sınıfta bu ölçütlerle ilgili ne kadar çok bilgi toplanırsa, yönelmenin “geçerliliği” de o denli yüksek olacaktır.

Meslek seçmede etkili olan faktörler


Tutarlı tercih, yükseköğretim programlarını puanımıza göre büyükten küçüğe doğru sıralamak değildir. Doğru seçim için önceden araştırma yapmak ve tercihimizi etkileyebilecek faktörleri irdelemek gerekmektedir.

Kendini tanıma

1. Yetenekleri bilme: Yükseköğretim programlarının gerektirdiği yetenekler ile bireyin hangi alanlarda ne düzeyde yetenekli olduğunun bilinmesi gerekmektedir. Bu bilinmediğinde, bireyin ya yeteneğinin üzerinde ya da altında, yetenek gerektiren bir alana yönelmesi mümkündür. Durumun böyle olması bireyde sıkıntı, başarısızlık ve doyumsuzluklara neden olacaktır. O halde, bu aşamada güçlü ve zayıf olunan alanlar göz önüne alınmalı ve en çok sahip olunan yetenekleri, en fazla gerektiren meslekler tercih edilmelidir.

2. İlgi alanlarını bilme: İlgi duyulan bir faaliyet alanı, aynı zamanda yetenekli olunan bir alandır. Doğal olarak sadece yetenekli olunan alanlarda başarılı çalışmalar yapılabilir. O halde, ilgi alanını belirlemek, meslek seçimini kolaylaştıracak çok önemli bir etken olmaktadır.

3. Değerleri veya kişilik özelliklerini bilme: Değer, mesleğin yapıldığı ortamdan ve toplumsal ödüllerden gelen doyumlardır. Bu durumda ne için çalışacağınız, mesleğinizden beklentilerinizin ne olacağı sorusuna vereceğiniz cevap, mesleklere yükleyeceğiniz değerleri yansıtacaktır. O halde değerleri yakından tanımak bireyi, bu değerlere uygun mesleklere götürecektir.

Meslekleri tanıma

Meslek seçme kararını verirken bocalanmakta ve çoğu zaman seçimler tesadüflere bırakılmaktadır. Bu da ileride hayal kırıklığına neden olur. Meslek seçimi kararı bireyin; başarı ve başarısızlığını, işinden hoşlanıp hoşlanmadığını, yaşamın diğer alanlarındaki mutluluğunu etkileyecektir. O nedenle, doğru seçimler yapabilmek için yeteneklerle, ilgi duyulan meslekler hakkında ayrıntılı incelemelere ihtiyaç vardır.

Akademik bakımdan güçlü olunan alanın bilinmesi

1- Genel okul başarısı,
2- En çok başarılı olunan ders/dersler,
3- Hatasız ve hızlı cevaplanan testler, göz önünde bulundurularak daha doğru tercihler yapılabilir.

Gelecekle ilgili planları netliğe kavuşturmak


Tercih edilecek alanda, gelecekte nelerin yapılacağı baştan ortaya konulmalıdır. Çünkü, hedef belirlememek, öğrenim yaşantısı sırasında alınması gereken önlemlerin göz ardı edilmesine neden olur. Bu da, yaşantıdaki eksikliklerle beraber mesleğe başlamayı getirir. Bunu önlemek için, okuyacağınız alanı hangi nedenden dolayı seçtiğiniz ve ileride neleri yapacağınız mantığıyla yola çıkılmalıdır. Hâlâ fakülte son sınıf öğrencileri arasında mezun olunca ne iş yapacağına karar verememiş olanlar vardır.

Dış etkenlerden arınmak


1. Aile ile uzlaşmak: Genellikle, ana babalar kendilerinin giremedikleri gönüllerindeki mesleklere, çocuklarının sahip olmasını; “toplumsal statüsü yüksek meslek” mensupları da çocuklarının kendi mesleklerini seçmesini isterler ve onları yönlendirirler. Bu tür teklifler ilgimizi çekmiyorsa, mümkün olabildiği kadarıyla onlarla çatışmaya girmeden, yönlendirme çabalarından etkilenmemek gerekir.

2. Yakın çevrenin etkisinden kurtulmak: Yakın çevrenizin etkisiyle seçimlerinizde kararsızlık yaşamanız ve başkaları istiyor diye tercihlerinizi değiştirmeniz sizi geri dönüşü zor ve imkânsız bir yola götürebilir. Bu durum, istemediğiniz bir alanda öğrenim görmenize neden olabilir. Kuşkusuz, alan ve meslek seçiminde çevreden fikir alınabilir. Ancak, danışacağınız insanlar konularında uzmanlaşmış olmalıdır.

3. Toplumsal yargıların üstünde düşünebilmek: İlgi ve yeteneklerinize uygun değilse, iyi kazanç getiren toplumsal statüsü ve saygınlığı yüksek meslekleri tercih etmeniz sağlıklı bir seçim olmayacaktır.

Bilinçsiz tercih sene kaybettiriyor

Meslek seçiminde rol oynayan faktörler fazladır ve hepsi de önemli birer belirleyicidir. Yapılacaklar, ya iyi bilinmediği ya da bilindiği halde yeterince önemsenmediği için, okullarımız “rehberlik hizmeti”ni yeterince verememektedir. Bilinçli tercih yapamadığı için yükseköğrenimde başarılı ve mutlu olamayan, o nedenle ikinci, üçüncü yılda okul değiştiren, mezun olduktan sonra tekrar sınava giren birçok tanıdığımız ve öğrencimiz oldu.

Yetenek türleri


Soyut düşünebilme: Sayı ve şekillerle ifade edilen soyut kavramları öğrenebilme ve bunları kullanarak akıl yürütme gücü olarak tanımlanabilir. Bu yeteneğe sahip kişilerin fizik, biyoloji ve sosyoloji gibi alanlarda daha başarılı oldukları görülür.

Akıcı bir dille yazabilme: Sözcükleri ustalıkla kullanabilme, zengin bir kelime dağarcığına ve çağrışım gücüne sahip olma şeklinde tanımlayabileceğimiz bu yetenek, dil-edebiyat programlarında başarı için gereklidir ve daha çok yazarlarda görülür. Yalnız bu yeteneği, sözcüklerle ifade edilen kavramları kullanarak akıl yürütebilme yeteneği ile karıştırmamak gerekir.

Başkalarını anlayabilme: İletişim sırasında karşıdaki insanın ne düşündüğünü, neler hissettiğini anlayabilme gücü olarak tanımlanan bu yetenek “eş duyum” (empati) olarak adlandırılmaktadır. Psikologlar, psikolojik danışmanlar, öğretmenler, yöneticiler, hekim ve hemşireler bu yeteneğe sahip iseler mesleklerinde daha başarılı olurlar.

Şekil iletişimini görebilme: Şekilleri ayrıntıları ile algılayabilme, şekiller arasındaki benzerlikleri ve farkları görebilme gücünü yansıtan bu yetenek, teknik alanlarda ve plastik sanatlar alanında başarı için gereklidir.

Uzay ilişkilerini görebilme: Bu yetenek, cisimleri üç boyutlu görebilme, bir şeklin düzlem üzerinde veya bir cismin uzayda hareketini göz önünde canlandırabilme (örneğin, bir evin planına bakarak yapılmış halini görür gibi anlatabilme) gücünü ifade eder. Tahmin edileceği gibi bu yetenek mimarlıkta, plastik sanatlarda, marangozluk ve terzilikte ve benzeri mesleklerde başarı için gereklidir.

Mekanik yetenek: Uzay ilişkilerini görebilme ve şekil iletişimi yetenekleri ile ilgili olan bu kabiliyet, bir makinenin işyerindeki işlevini kavrayabilme, makinenin parçaları arasındaki ilişkiyi görebilme, makine desenleri çizebilme veya makineyi geliştirici fikirler üretebilme gücünü ifade eder. Makine tamiri ve yapımı alanında çalışanlarda bu yeteneğin çok güçlü olması gerekir.

El-parmak becerisi: Elleri ve parmakları ustalıkla kullanabilme de özel bir yetenektir. Kuyumculuk, cerrahlık gibi küçük objelerle uğraşmayı gerektiren mesleklerde çalışanların bu yeteneklerinin gelişmiş olması gerekir.

Göz-el iş birliği: Düz bir çizgi çizebilme, bir hedefi uzaktan vurabilme gibi becerilerde ifadesini bulan bu yetenek, el-parmak becerisi gibi mimarlıkta, sanatta, kaynakçılıkta, marangozlukta ve cerrahî alanında başarı sağlanması için gereklidir.

Kas koordinasyonu: Güçlü kaslara sahip olmak ve bunları eşgüdümle kullanabilmek de bir yetenektir. Bu yetenek tahmin edileceği gibi sporla uğraşan kimselerde çok gelişmiştir. Spor meslekleri yanında ritmik dans, bale gibi sanat dalları da bu yeteneği gerektiren alanlardır.

Renk algısı: Bu yetenek renkleri ve aralarındaki ince farkları algılayabilme gücünü anlatır. İç mimarlık dekorasyon gibi sanat dallarında, gıda üretimi gibi mesleklerde çalışanların renk körü olmamaları, renkleri iyi algılamaları gerekmektedir.

Yapıcılık/yaratıcılık: Alışılmış olanın dışına çıkabilme, yeni ve değişik fikirler, yöntemler ortaya koyabilme gücü olan yapıcılık, her türlü çalışma alanında kendini gösterebilir. Bu yeteneğe sahip kişi, bilim ve sanat çalışmalarında, teknik alanlarda, işletmecilikte yapıcı/yaratıcı gücünü daha fazla ortaya koyma fırsatı bulabilir.

Yukarıda tanımlananlardan başka müzik, resim gibi çok erken yaşlarda kendini gösteren sanat yetenekleri, herkesçe bilinen ve belli çalışma alanları ile ilgili olan yeteneklerdir. Okullardaki çeşitli dersler ve ders dışında yapılan etkinlikler bu yeteneklerin kullanıldığı ve geliştirildiği çalışma alanlarıdır. Yeteneklerini tanımak isteyen bir kimse, okulda çeşitli konuları öğrenmeye çalışırken yaşadıkları üzerinde düşünebilir; hangi konuları daha çabuk ve kolay, hangilerini zorlukla öğrendiğine bakarak, yetenekleri hakkında bir fikir edinebilir. Birey, geçmiş başarılarını tarafsız bir tutumla değerlendirebildiği ölçüde, yetenekleri hakkında doğru karar verebilir.

Sonuç

Bireyin kendini tanıması, toplumdaki olanakları ve sınırlılıkları fark etmesi, ilgi duyduğu mesleklerin özelliklerini öğrenmesi, doğru karar vermesini kolaylaştıracaktır. Bu bağlamda, özellikle rehber öğretmenlere önemli görev düşmektedir. Öğrencilerin kendilerini tanımalarına yardım ve rehberlik etme amacıyla, onları akademik, sosyal ve meslekî yönelimleri bakımından daha yakından tanımak durumundadırlar. Bu görevi yerine getirebilmek için öğrencinin önceki ve şimdiki akademik başarılarını diğer öğretmenlerle, ailesiyle ve kendisiyle birlikte irdelemek yanında; yapılan gözlemler, uygulanacak kontrol listeleri ve psikolojik test sonuçlarını değerlendirmek gerekir. Okul rehber öğretmeni, yoksa sınıf öğretmeni tarafından, öğrencinin hangi kola, programa, mesleğe yönelmesinin uygun olacağı hakkındaki görüş ve önerilere dayalı seçeneklerin tümü ortaya konulmalı, tercih etme sorumluluğu ise öğrenciye bırakılmalıdır.

Cevaplanacak sorular

Mesleğin niteliği:

• Meslekte çalışan kişiler çalışma süreleri içinde neleri gerçekleştirmektedir?
• Meslek çalışanının yapmakla yükümlü olduğu faaliyetler nelerdir?

Çalışma ortamı:
• Mesleğin tehlikeli yanı var mı?
• İş ortamının ısısı, ışığı, gürültüsü nasıldır?
• İş kapalı veya açık bir havada mı yapılıyor?

Mesleğe hazırlanma:
• Gerekli olan eğitim dönemi ne kadar?
• Okul sonrası özel bir hazırlık gerekiyor mu?

Mesleğe girmek için aranan özellikler:
• Yaş, cinsiyet, boy, kilo ve dış görünüşle ilgili belli şartlar var mı?

Mesleğe giriş-emekli olma koşulları:
• Mesleğe nasıl girilir?
• Sınavla, atama veya kişisel gayretle mi?
• Hangi yaşlar arasında yapılabilir?
• Sosyal güvenliği var mı?

Meslekte ilerleme:
• Meslekte ilerleme neye bağlıdır?
• Çalışmaya mı, kıdeme mi?
• Bu meslekten başka mesleklere geçiş yapılabilir mi?

Mesleğin olumlu ve olumsuz yönleri:
• Mesleği yapanlar için mesleğin en olumsuz ve en cazip tarafları nelerdir?
• Mesleğin toplumdaki yeri ve saygınlığı nedir?

İş bulma imkânı:
• Mesleğe olan talep ne durumda?
• Bölgeye veya mevsime göre gereklilik gösteriyor mu?
• İş bulmak kolay mı?
• Bu mesleğe duyulan ihtiyacın azalması veya artması söz konusu mu?
• Kamu ve özel sektörde iş bulunabileceği gibi serbest çalışma imkânı da var mı?

Mesleğin getireceği kazanç:
• Bu meslekte çalışanların ortalama kazançları ne kadar?
• Kazançlar günlük, haftalık, aylık veya mevsimlik olarak değişiyor mu?
• Aynı meslekte çalışanlar arasında ülkenin değişik bölgelerinde yaşayanlarda kazanç bakımından fark var mı?






Kaynak .........:
http://www.egitimbilim.com/makaleler7.htm