Temiz Üretim
Selin ENGİN / Tuğba ALTINIŞIK – MPM Uzmanları



1970’lerden itibaren sanayileşmedeki hızlı gelişme ve nüfustaki büyük artış, buna bağlı olarak da çevre kirlili-ğinin artarak küresel boyutlara ulaşması hem canlılar hem de doğal kaynaklar üzerinde geri dönülemez olumsuz etkiler yaratmıştır. Bu nedenle, çevre konusu, siyasi ve bilimsel çevreler tarafından daha fazla önem kazanmış, çevre koruma ile ilgili yasal düzenlemelere ağırlık verilmeye başlanmış ve çevre ile ilgili uluslarara-sı sözleşmele imzalanmıştır. Ayrıca, tüketicilerin de çevre konusunda bilinçleri giderek artmış ve üreticileri çevre konusunda daha duyarlı olmaya yönlendirmiştir.

Temiz üretim; hammadde ve enerjiyi daha az kullanmayı, yeniden kullanım ve geri dönüşümü artırmayı, daha az atık oluşturmayı ve tehlikeli atık miktarını azaltmayı amaçlayan çevreye duyarlı bir atık yönetim yaklaşımı-dır. Temiz üretim, Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) tarafından “bütünsel ve önleyici bir çevre stratejisinin proses, ürün ve hizmetlere sürekli olarak uygulanması ile toplam verimliliğin artırılması, insanlar ve çevre üzerindeki risklerin azaltılması” olarak tanımlanmaktadır. Üretim proseslerine yönelik temiz üretim, üretim prosesi boyunca hammadde, su ve enerjinin korunması; toksik ve tehlikeli hammaddelerin ortadan kaldırılması; bütün emisyon ve atıkların miktar ve toksisitelerinin kaynağında azaltılması uygulamalarını kapsar. Ürünlere yönelik temiz üretim, ürünlerin bütün yaşam döngüleri boyunca çevre, sağlık
ve güvenlik etkilerini azaltmayı amaçlamaktadır. Temiz üretim tekniklerinin hizmetlere uygulanmasında, çevresel düşünce ve kaygı, tasarım ve hizmet
dağıtımıyla birleştirilir (1).

Temiz üretim seçeneklerinin uygulanması ve yürütülmesi; kaynak ve enerji kullanımının azaltılmasının yanında azalan kirlilik kontrolü, atık arıtma ve bertaraf maliyetleri sağlar. Böylece, çevreye ve doğal kaynaklara verilen zararın azaltılmasının yanı sıra işletme verimliliğinin artmasını da amaçlamaktadır. Bu neden-le, sürdürülebilir kalkınmanın amaçları arasında yer alan ekonomik kalkınma ve çevresel gelişme sağlama sürecine katkı sağlar.

Temiz üretim, kirliliği oluştuktan sonra kontrol etmeyi amaçlayan boru sonu atık arıtımı yöntemleriyle kıyaslandığında önleyici bir yaklaşım sağlayarak, işletme verimliliğinin artmasında ve çevre kirliliğinin önlenmesinde önemli bir rol oynar. Kirlilik kontrolü yaklaşımında kullanılan boru-sonu teknikler yerine,

TEMİZ ÜRETİM STRATEJİSİ
KAZAN
KAZAN
KAZAN
ÇEVRE
TOPLUM
ŞİRKET

kirliliğin kaynağında oluşmadan azaltılmasını amaçlar. Temiz üretim, atık problemini kaynağında çözerken boru sonu arıtım, kirleticileri çevresel bir ortamdan diğerine taşır.

Temiz üretim; bakım, envanter kontrolü, geliştirilmiş bakım uygulamaları gibi basit ve düşük maliyetli uygulamalar yanında ekipman, proses ve teknoloji değişikliği gibi büyük yatırım gerektiren uygulamaları içerir. Temiz üretim fırsatları kapsamında yer alan uygulamalar aşağıda sıralanmıştır (2):

• Geliştirilmiş bakım uygulamaları
• Ürün değişimi
• Hammadde ikamesi
• Yeniden kullanım/geri kazanım
• Proses optimizasyonu/değişimi
• Teknoloji değişimi
• Yan ürün kullanımı

Temiz üretimin bir yönetim aracı olarak düşünülmesinin nedeni, işletmedeki faaliyetlerin yürütülmesinde kullanılan yöntemlerin yeniden düşünülmesi ve organize edilmesidir. Temiz üretimin başarılı ve sürekli olarak uygulaması için orta ve üst yönetimin desteğinin sağlanması gereklidir. Atık, negatif ekonomik değeri olan bir ürün olarak düşünüldüğü için, temiz üretim aynı zamanda ekonomik bir araçtır. Hammadde ve enerji tüketimiyle atık oluşumunu azaltmak veya önlemek için kullanılan her aşama, verimliliği artırabilir ve işletmeye ekonomik fayda sağlar.

Temiz üretim aşağıdaki amaçlara ulaşmak için bütün üretim süreci döngüsüne uygulanan önleyici ve bütünsel bir stratejidir (3, 4, 5, 6, 7):

• Geliştirilmiş ürünler ve prosesler sağlar.
• Hammadde, su ve enerjinin daha etkin kullanımını sağlayarak üretim maliyetlerini düşürür ve verimliliği artırır.
• Yeni ve gelişmiş teknolojilerin kullanımı sayesinde rekabet edebilme gücünü artırır.
• Atık ve emisyonları kaynağında azaltarak daha iyi bir çevresel performans sağlar.
• Çevre dostu ve uygun maliyetli ürünler tasarlayarak ürünün yaşam döngüsü boyunca oluşan çevresel etkileri azaltır.
• Çevre yasalarıyla uyumu kolaylaştırır.
• Atık bertaraf maliyetlerini düşürür.
• Çevre kirliliğini azaltmayı ve kaynakları daha etkin kullanmayı amaçlar.
• Tehlikeli atıkların arıtma, depolama ve bertaraf risklerini azaltır.
• Çalışanlara daha sağlıklı ve güvenli iş ortamı sağlar.
• Çalışanların tatmin düzeyini artırarak verimliliği artırır.
• İşletmenin toplumdaki imajı gelişir.
• Ekonomik ve çevresel araçlar ile yönetim ve kalite geliştirme araçlarını birlikte içerdiği için hem çevre hem de işletme için bir kazan-kazan stratejisidir. Bu nedenle, rekabet gücünü artırmayı da içeren çok çeşitli yararlar sağlamaktadır (7).





Kaynak…:
http://www.mpm.org.tr/default.asp