KİTAP OKUMAK
Kitapları, çocukların erişeceği yerde saklayın

Kitap rafına uzanan çocuğunuzun eline vurmayın lütfen! On altı yıldan bu yana sadece çocuklar için kitap çıkaran Erdem Yayı-nevi, 'Kitapları çocukların erişebileceği yerde muhafaza edin." parolasıyla kendini bilen bir nesil yetiştirmeyi hedefliyor. Erdem Yayınevi Yayın Yönetmeni Melike Günyüz, anne ve babaların, çocuğun gelişiminde kitabın ne kadar önemli olduğunu kavrama-larını istiyor. Melike Günyüz'e göre çocuk, elinde bir şey tuta- bildiği ilk andan itibaren kitapla tanıştırılmalı.


Sadece ve sadece çocuklar için çalışan bir yayınevi var; bu yayınevi çalışanlarının tek derdi ise, çocuklara okumayı sevdirmek, okurken hem bilgilenmelerini hem de eğlenmelerini sağlayacak kitaplar yayınlamak... Tam 16 yıldır yayınladıkları dünya çocuk klasikleri, masal kitapları, kaynak kitaplar, boyama kitapları, hepimizin çocukluğunda ayrıcalıklı bir yeri olan Kemalettin Tuğcu ve Ömer Seyfettin hikayeleriyle bir yaşından on beş yaşına kadar olan tüm çocukları kitapların büyülü dünyasıyla tanıştıran Erdem Yayınevi Yayın Yönetmeni Melike Günyüz, 'Kitapları çocukların erişebileceği yerde muhafaza edin.' parolasıyla yola çıktıklarını ve kitap yayınlarken çocukların eğilimleri, psikolojileri ve kapasitelerini göz önünde bulundurarak titizlikle çalıştıklarını söylüyor.

Çocuğumun kitapları


Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun olduktan sonra eski Türk edebiyatı üzerine master yapan ve şu an Osmanlı şiiri üzerine doktora tezi çalışmalarını sürdüren Melike Günyüz, 1986 yılından beri asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığı ve tüm okul masraflarını çıkardığı yayınevinde on yıldan beri de yayın yönetmenliği yapıyor. Yurtdışındaki kütüphanelerde araştırmalar yapan ve uluslararası kitap fuarlarını takip eden Günyüz, çıkardıkları her bir kitabın kalitesini 'Her şeyin en iyisini verdiğim çocuğuma bu kitabı verebilir miyim?' sorusuyla denetlediğini söylüyor. Ülkemizde kitaba verilen paranın, kitap ne kadar ucuz olursa olsun hep ekstra bir harcama gibi görülmesinden yakınan Melike Günyüz, anne ve babaların çocuklarına aldıkları kitapları iki gün sonra yırtılıp atılacak bir meta gibi görmelerini ve kitabın çocuğun gelişimindeki rolünden habersiz olmalarını endişe verici buluyor.

Kendini bilen çocuklar

Avrupa ve Amerika'da anne ve babalarıyla kitap almaya giden çocukların kitap raflarını özgürce incelediklerini ve bireysel tercihlerini kullandıklarını söyleyen Günyüz, çocuklara yaklaşımımız ile kitaplara bakışımız arasında bir paralellik olduğunu düşünüyor. "Hem evde, hem kitapçılarda kitaba uzanan çocuğun eline vuruyor anne ve babalar. Halbuki Avrupa ve Amerika'da çocuğun yaşına göre, araba, yastık, hatta tost şeklinde kitaplar üretiliyor. Çocuklarını 'Sen bu dünyada varsın; ama renkleri ve ırkları senden farklı olan insanlar da var bu dünyada.' bilinciyle yetiştiriyorlar. Bizim kitaplarımız ise çocuklarımıza bir 'dünya vatandaşı' bilinci aşılamaktan çok uzak." diyen Melike Günyüz, yayınevi olarak hedeflerinin kendinden haberdar ve bireysel tercihler yapabilen çocuklar yetiştirmek olduğunu belirtiyor.

Kitap alırken dikkat edin


Gözlerini açar açmaz televizyonun büyüsüne kapılan ve estetik zevkleri gelişen çocuklar için görsel açıdan nitelikli kitaplar yayınlamaya mecbur olduklarını söyleyen Melike Günyüz, çocuğun elinde bir şey tutabildiği ilk andan itibaren kitapla tanışması gerektiğini düşünüyor. Günyüz'e göre, kitapla erken yaşta tanışan çocuklar ileride, hayal dünyası geniş, kişiliği gelişmiş, düşünmeyi bilen yetişkinler olarak hayata atılıyorlar. Melike Günyüz, anne ve babaların imla hatalarıyla dolu, bozuk bir Türkçeyle yazılmış ve resimle metinlerin uyuşmadığı kitaplara dikkat etmeleri gerektiğini söylüyor. (Ülkü Özel Akagündüz)



Kaynak...:
http://arsiv.zaman.com.tr/2001/03/19/hayat/hayatdevam.htm