KİTAP OKUMAK
Tekrarlı Okuma Yönteminin Okuduğunu Anlamaya Etkisi
Muamber YILMAZ*
Kemal KÖKSAL**



Özet
Bu çalışmada ilköğretim 3. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerinin
geliştirilmesinde tekrarlı okuma yönteminin etkisi araştırılmıştır. Çalışma,
Ankara’da İhsan Aras İlköğretim Okulu ve Şinasi İ‹lköĞretim Okulundan
araştırmanın amac›na uygun olarak seçilen 4 öğrenciyle yürütülmüştür. Seçilen
ö¤renciler zekâ, işitsel ve görsel yönden herhangi bir problemi olmamasına rağ-
men okuma güçlüğü bulunan öğrencilerdir. Okuduğunu anlama seviyesi tespit
edilen her bir öğrenciye haftada 4 saat olmak üzere toplam 48 saat tekrarlı okuma
yöntemi kullanılarak öğretim sunulmuştur. Öğretim haftada 2 oturum hâlinde
3 ay devam etmiş ve 24 oturumda tamamlanmıştır. Öğretim, Talim Terbiye
Kurulu Başkanlığı tarafından onaylı ilköğretim 2. sınıf Türkçe ders kitaplarından
seçilen 24 hikâye türü okuma metni ile yapılmıştır. Öğretim, bireysel olarak
sessiz bir ortamda yapılmıştır. Tekrarlı okuma yöntemi ile sunulan 3 aylık bir
ö¤retimin sonunda öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerinde önemli derecede
bir artış olduğu görülmüştür.

Anahtar Sözcükler: Tekrarlı okuma yöntemi, okuduğunu anlama, geliştirme

Giriş

Okuduğunu anlama, okumanın temel ilkelerinden birisidir. Çünkü okuma beraberinde anlamayı gerektirir. Anlama olmaksızın yapılan okuma, okuma değil, ancak seslendirmedir. Mesela İngilizce bilmeyen bir kişinin, İngilizce bir metni okuması gibi. Kişi metni okumufltur, ancak ‹ngilizceyi bilmedi¤i için okuduklar›na bir anlam verememiştir.

Akıcı okumaya sahip kişiler, okuduklarından nasıl anlam çıkarılacağını bilirler, metindeki düşünceleri genişletirler. Onlar kelime bilgisini ve metin yapısını iyi kullanırlar. Kelimeleri seri bir şekilde tanırlar. Bunun yanında okuma becerisi zayıf olan okuyucuların birçoğunun anlama problemi vard›r. Çünkü onlar metindeki kelimeleri seri bir şekilde tanıyamazlar. Onlar dikkatlerini kelimenin anlamından başka bir yöne, yani kelimeyi seslendirmeye çevirirler. Kelimeyi zor da olsa doğru okusalar bile anlayamazlar. Çünkü dikkatlerini kelimeyi okumaya yoğunlaştırmışlardır (Salinger, 2003, 81).

Güneş’e (2000, 60) göre okuduğunu anlama, bir metnin anlamını bulma, onun üzerinde düşünme, nedenlerini araştırma, sonuçları çıkarma ve değerlendirme biçimidir. Okuduğunu anlama, inceleme ve seçim yapma, bir karara varma, çevirme, yorumlama, öteleme, analiz-sentez yapma ve değerlendirme gibi zihin faaliyetlerini içine almaktadır.

Okuduğunu anlama, kelime tanımanın etkilerini içine alan birkaç faktöre bağlıdır. Bununla birlikte okuyucu, okuduğu cümlenin gerçek anlamını doğru bir şekilde anlamalıdır. Okuma işleminde bir kelime bazen parça içinde gerçek anlamında kullanılmayabilir. Okuduğunu anlama, her zaman cümlenin anlamğnğn gelişine bağlıdır. İyi bir anlama için okuyucu, bir parçada paragraflar arasında, bir paragrafta ise cümleler arasındaki ilişkileri anlamalıdır (Miller, 1972, 7).

Okuyucular, metni okuduktan sonra, sahip oldukları bilgi ile metinde sunulan bilgi aras›nda köprü kurmalıdırlar. Okuduğunu anlama düşünme ile ilgilidir. Okuyucuların geçmiş bilgileri, ilgileri ve okuma durumları metnin anlaşılmasında etkilidir. Okuyucu metindeki yeni bilgiyi eski bilgilerle bütünleştirmelidir. (Lerner, 2000, 405).

Okuduğunu anlamaya; kişinin zekâ düzeyi, öğrenim durumu, öğrendiği bilgi ile kavramların yerindeliği ve doğruluğu, kelime dağarcığı, bilgi işlem hızı gibi faktörler etki etmektedir (Güleryüz, 2004, 91). Bu etki olumlu ya da olumsuz yönde olabilmektedir. Olumsuz yöndeki etkisi okuduğunu anlayamama olarak kendini göstermektedir. Özellikle ilköğretim düzeyinde okuduğunu anlama güçlüğü çeken birçok öğrencinin olduğu tahmin edilmektedir. Okuduğunu anlayamama durumu öğrencinin diğer derslerini de olumsuz yönde etkilemektedir. Buna sınıf arkadaşlarının ya da öğretmeninin olumsuz gözle bakması (okuyamıyor, okuduğunu anlayamıyor, tembel, sorunlu öğrenci vs. gibi) da eklendiği zaman öğrenci kendi içine kapanmakta, dış dünya ile irtibatını kesmektedir. Bu durumdaki öğrencilerin birçoğu okuma ve okuduğunu anlamaya engel teşkil edecek zihinsel ve fiziksel (işitsel, görsel) herhangi bir problemi olmayan kişilerdir. Zaten zihinsel yönden herhangi bir probleme sahip olan öğrenciler Rehberlik Araştırma Merkezlerinden yardım alabilmektedirler. Ancak Rehberlik Araştırma Merkezleri, zekâ testi (WISHC-R) sonucu normal olan öğrencilere özel öğretim sunmamaktadır.

Zihinsel ve fiziksel yönden bir sorunu olmadığı hâlde okuma ya da okuduğunu anlama güçlüğü çeken öğrencilere uygun yöntem ve tekniklerle öğretim sunulmalıdır. Okuma ve okuduğunu anlama becerilerini geliştiren yöntemlerin başında ise tekrarlı okuma yöntemi gelmektedir.

Tekrarlı Okuma Yöntemi

Tekrarlı okuma yöntemi, okuma güçlüklerinin giderilmesinde kullanılan en yaygın yöntemdir. Bu yöntemde okuma güçlüğü olan öğrenciler, bir yetişkinin rehberliğinde ilgili metinleri kolaydan zora do¤ru sistematik bir biçimde birden fazla tekrar ederek okumaktadırlar. Sistemli olarak yapılan tekrarlar neticecinde okuma güçlüğü olan öğrencilerin, okuma hatalarında azalma, okuduğunu anlama becerilerinde gelişme olmaktadır.

Tekrarlı okuma yöntemi; metinlerin akıcı okumaya ulaşılıncaya kadar birkaç kere tekrar edilerek okunması şeklinde tanımlanabilir (Samuels, 1997, 377).

Bu yöntem dakikada 80 kelimeyi okuyuncaya kadar aynıı metnin tekrar edilerek okunmasıyla ilgilidir. Öğrenciler 80 kelimeyi okuyuncaya kadar metni tekrarlarlar, daha sonra gelecek metin öğrencilere tanıtılır. Bazen okuyucular kelimeler üzerinde hataya düşerler, yanlışn başlangıçlar ve uygun olmayan yerlerde çok uzun duraklamalar yaparlar. Birkaç tekrardan sonra onlar, normal okuma kurallarına uygun olarak akıcı bir şekilde okurlar (Logan, 1997, 138). Bu yöntem, okuyucunun kelimeyi seri bir şekilde okumasına ve dikkatini kelimenin anlamı üzerinde yoğunlaştırmasına imkân sağlamaktadır (Blum ve Koskinen, 1991, 196).

Bu yöntem, öğrenciyle bireysel olarak uygulanabildiği gibi küçük bir grupla da uygulanabilir. İstenilen okuma akıcılığına ulaşınca yeni bir metin seçilir. Metnin bir kopyası ö¤rencilerin anne ve babalarıyla birlikte okuma yapmaları için evlerine gönderilir (May, 1986, 71).

Tekrarlı okuma yöntemi, çocuklar›n kelimeleri do¤ru bir flekilde tan›malar›na katkı sağlamaktadır. Rashotte ve Torgesen’in (1985) arşltırma sonuçları tekrarlayıcı okumanın bilhassa okuma yetersizliği olan öğrencilerde hem doğru okumayı geliştirdiği hem de okuma hızını %50 artırdığını göstermektedir. Ayrıca yapılan bu okuma çalışması çocuklarda kendine güveni geliştirmekte ve okumaya ilgiyi artırmaktadır
(Akyol, 2005, 76).

Tekrarlı okuma yöntemiyle yapılan öğretim sayesinde okuma hatalarında azalma, okuduğunu anlama becerilerinde ve okuma hızında artma olmaktadır.

Araştırmanın Amacı


Araştırmanın amacı fiziksel (görsel, iflitsel) ve zihinsel bir sorunu olmamasına rağmen okuma güçlüğü çeken ilköğretim 3. sınıf öğrencilerinin, okuduğunu anlama becerilerini gelifltirmede tekrarlı okuma yönteminin etkililik derecesini belirlemeye
çalışmaktır. Bu amaca ulaşmak için aşağıdaki soruların cevapları aranmıştır:
1. İlköğretim 3. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama düzeyleri nasıl sınıflandırılabilir?
2. İlköğretim 3. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerini geliştirmede tekrarlı okuma yöntemi ne derecede etkilidir?

..........................................

Sonuç ve Öneriler

Bu bölümde araştırmada elde edilen bulgulara dayalı olarak ulaşılan sonuçlara yer verilmiş ve bazı önerilerde bulunulmuştur.

Sonuçlar

Araştırma sonucunda fiziksel (görsel, işitsel) ve zihinsel bir sorunu olmamasına rağmen okuduğunu anlamada güçlük çeken ilköğretim 3. sınıf öğrencilerinin, okuduğunu anlama becerilerini geliştirmede tekrarlı okuma yönteminin oldukça etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin uyulama öncesi 2. sınıf seviyesindeki okuduğunu anlama düzeyi; 1. öğrenci için 26%, 2. öğrenci için 20%, 3. öğrenci için 26% ve 4. öğrenci için 20% iken, uygulama sonrası bu oran bütün öğrencilerde 100%’e çıkmıştır. Uygulama öncesi 3. sınıf seviyesindeki okuduğunu anlama düzeyi; 1. öğrenci için 13%, 2. öğrenci için 26%, 3. öğrenci için 0% ve 4. öğrenci için 13% iken, uygulama sonrası bu oran, 1. öğrencide 86%’ya, 2. öğrencide 93%’e, 3. öğrencide 93%’e ve 4. öğrencide 86%’ya çıkmıştır.

Sonuçlar, konuyla ilgili daha önce yapılmış araştırmalarla karşılaştırıldığında benzer sonuçların elde edildiği görülmektedir.

Samuels, (1979); Herman, (1985); Rashotte ve Torgesen, (1985); Dowhower, (1987); Sindelar, Monda ve O’Shea, (1990); Stoddard, Valcante, Sindelar, O’Shea ve Algozzine, (1993); Young, Bower ve MacKinnon, (1996) yaptıkları araştırmalarda, tekrarlı okuma yönteminin çocukların okuma ve okuduklarını anlama becerilerini geliştirdiğini ifade etmişlerdir.

Gonzales ve Elijah, (1975); Carver ve Hoffman, (1981); O’Shea, Sinderal ve O’Shea, (1985); O’Shea, Sinderal ve O’Shea, (1987) yaptıkları araştırmalarda, tekrarlı okumaların, okuma hatalarının düzeltilmesinde ve okuduğunu anlama becerilerinin
geliştirilmesinde etkili olduğunu belirtmişlerdir.

Yapılan çalışmada da tekrarlı okuma yönteminin okuduğunu anlama becerilerini geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu bakımdan bu çalışma yukarıda belirtilen araştırmacıların ulaştıkları sonuçları destekleyici durumdadır.

Öneriler

1. Okumadaki başarısızlık, öğrencinin diğer derslerdeki başarısını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu yüzden öğretmenler, ilköğretimin ilk yıllarında (1, 2 ve 3. sınıflarda) gerek Türkçe derslerinde, gerekse diğer derslerde okuma konusunda daha duyarlı
olmalıdırlar.
2. Öğretmenler okuduğunu anlama becerilerini geliştirmede en etkili ve en yaygın yöntem olan “Tekrarlı Okuma Yöntemi” konusunda hizmet içi eğitim almalıdırlar.
3. Aileler, okul-aile iflbirliği içinde çocukların okuduğunu anlama güçlüklerini gidermek için tekrarlı okuma yöntemini kullanmalıdırlar. Çünkü tekrarlı okuma yönteminin kullanımı çok kolaydır.
4. Zihinsel ve fiziksel herhangi bir problemi olamamasına rağmen okuma ve okuduğunu anlama güçlüğü olan öğrencilerin, bu güçlüklerinin giderilmesi konusunda mevcut kurumların fonksiyonel yapısında gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.


Kaynak...:
http://yayim.meb.gov.tr/dergiler/179/04.pdf