Türkiye İçin bir model önerisi: “Stratejik İletişim Yönetimi Başkanlığı”
YRD. DOÇ. DR. ABDULLAH ÖZKAN


Kitle iletişim araçlarının hayatımızdaki etkisi küreselleşme süreciyle birlikte bir yandan artarken diğer yandan da teknolojik gelişmeler iletişim sürecini karmaşıklaştırmış, kamuoyuna ulaştırılan mesajların hem içeriğinde, hem de şeklinde önemli değişikliklere yol açmıştır. Kitle iletişimi çeşitlenmiş, kamuoyu çok parçalı bir hale gelmiştir.

Toplumun ve uluslar arası ilişkilerin şekillenmesinde önemli bir rol oynayan kitle iletişim araçları  vasıtasıyla mesaj vermek, kamuoylarına ulaşmak, iletişim kurmak ya da sorun çözmek bambaşka bir uzmanlık alanının doğmasına yol açmıştır. İletişim çağında, enformasyon bombardımanı  altında, mesaj kirliliğinin yağmur gibi yağdığı bir ortamda Türkiye gibi stratejik değeri çok yüksek bir ülkenin iletişim yönetimini yıllardır uygulana gelen klasik “basın ve halkla ilişkiler” konseptine mahkum etmesi anlaşılabilir gibi değildir.

Türkiye İletişimini Yönetmeli

Türkiye, rutin iletişim faaliyetlerinin takip edildiği ve basın ile iletişim kurulması ve bilgi aktarılması  çerçevesinde yürütülen iletişim çabalarının çok ötesine geçmeli, devletin iletişimin stratejik bir bakış açısıyla yönetilmesinin kararını vermelidir.

Çünkü Stratejik İletişim Yönetimi, karmaşıklaşan kitle iletişim sürecinin şifrelerini çözecek bir rol üstlenmektedir. Reaktif değil, proaktif davranmayı gerektirmektedir. Sorunlar oluştuktan sonra çözüm aramak yerine, sorun oluşturacak zayıf noktaları belirleyip buraları güçlendirerek, sorunları kaynağında çözmeyi hedeflemektedir.
Stratejik İletişim Yönetimi, günübirlik değil, uzun soluklu çalışmalar yapmayı hedeflemektedir. Kalıcı ve sağlıklı  olan, aynı zamanda da başarının yolunu açan bu yaklaşımdır. Stratejik İletişim Yönetimi, iç ve dış kamuoyuna yönelik mesajların etkinliğini ölçmekte, algılanma oranlarını belirlemekte, eğer yanlış anlaşılan ya da yeterli etkiyi bırakmayan söylemler varsa, bunları anında değiştirerek yanlış bir algılama içine düşülmesini önlemektedir. Zaten Devlet yönetiminde de en çok uzun vadeli ve kalıcı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

İşletmeler açısından baktığımızda küreselleşme sürecinde başarılı olabilmek için rekabete dayalı bir “vizyon”, değişime duyarlı bir “yönetim anlayışı” ve fark oluşturabilen bir “işletme kültürü” gerekmektedir. “Değer oluşturabilmek” için ise güçlü bir marka ve kurum imajına sahip olmak zorunludur. Marka ve kurum imajı, hedef kitlelere “değer sunarak” rekabetüstü olmanın yolunu açmaktadır. Güçlü bir marka ve kurum imajı oluşturabilmenin yolu da, sunulan ürün ve hizmet başta olmak üzere, teknolojide, müşteri memnuniyetinde, toplumsal sorumluluk ve kalitede ortaya “fark” koyabilmekten geçmektedir. İşte bu “farkı” oluşturabilmek için güçlü bir “kurum imajına” sahip olmak gerekmektedir.

Türkiye Algısını Değiştirmeli

Aynı şey ülkeler için de geçerlidir. Küreselleşme sürecinde ülkeler de kendi yönetim anlayışlarını şeffaf bir şekilde ortaya koyabilmeli, demokrasi, insan hakları  ve özgürlükler konusunda kendi kültürlerini oluşturabilmeli, “değer oluşturma” yönünde çaba harcamalıdırlar. Tıpkı kurumların imajı gibi, ülkelerin de kendi imajları bulunmaktadır. Diğer ülkelerin bizi nasıl “algıladıkları” büyük  önem taşımaktadır.
Türkiye’nin dünya kamuoyunda ciddi bir “yanlış algılanma” sorunu vardır. Türkiye hakkında pek çok eksik ve yanlış bilgi bulunmakta, bu yanlış bilgiler zamanla “yanlış kanaatlere” dönüşmektedir. Yanlış kanaatlerin düzeltilmesi ise çok uzun süreler almaktadır.

Bu durum Türkiye’nin ülke imajının stratejik iletişim yönetimi bağlamında yürütülmesinin gereğini ortaya koymaktadır. Türkiye hakkındaki yanlış bilgi, algı  ve kanaatlerin ancak stratejik iletişim yönetimi sayesinde olumlu yönde etkilenebileceği açıktır.

İletişimin stratejik değeri bilinmeden ve etkili yönetilmeden ne iç kamuoyunda devlet ile millet arasında sağlıklı bir etkileşim sağlanabilir, ne de dış dünyada alınan diplomatik mesafeleri koruyabilmek mümkün olabilir.

“Stratejik İletişim Yönetimi Başkanlığı”


Bu nedenle Türkiye’nin, “Stratejik İletişim Yönetimi Başkanlığı” adıyla yeni bir yapılanmaya gitmesi kaçınılmazdır. Bu birim, devletin en üst makamı olan Cumhurbaşkanlığı nezdinde kurulmalı ve her türlü siyasi etkiden, partizanlıktan uzak tutulmalıdır.

Stratejik İletişim Yönetimi Başkanlığı  bünyesinde; iletişim, siyaset, psikoloji, sosyoloji, tarih, edebiyat, felsefe ve uluslar arası ilişkiler konularında uzman kurmay bir ekip yer almalı, bu ekibin stratejik değeri yüksek üretimler yapabilmesi için gerekli hukuki ve fiziki koşullar oluşturulmalıdır.

Stratejik İletişim Yönetimi Başkanlığı, kamu kurum ve kuruluşlarında yer alan basın danışmanlığı/halkla ilişkiler müdürlüğü gibi iletişim faaliyetlerinin yürütüldüğü  birimler ile koordineli çalışmalı, bu birimlerin etkinliğini artıracak projeler geliştirerek, devletin millet ile iletişim kurduğu çok önemli bir kanalın hayata geçirilmesine katkıda bulunmalıdır.

Stratejik İletişim Yönetimi Başkanlığı, ülkemizin iletişim alanındaki entelektüel potansiyelini harekete geçirerek somut projeler üretilmesine öncülük etmeli, ayrıca iletişim yönetimi konusunda yeni araştırmacıların ve uzmanların yetişmesinin de yolunu açmalıdır.

Yabancı ülkelerle ikili ilişkiler başta olmak üzere, ülkemizin dış politika konuları ele alınırken mutlaka stratejik iletişim yönetimi penceresinden de bakılması sağlanmalıdır. Bu yeni perspektif ile devlet yönetimine çok önemli bir açılım getirileceği bilinmelidir.

Türkiye’nin Stratejik Vizyonuna Katkı Stratejik İletişim Yönetimi Başkanlığı’nın faaliyet göstereceği temel alanlar ise şunlar olmalıdır:

• Uluslar arası ilişkilerde etkin iletişim yönetimi
• Lobicilik faaliyetlerinin planlanması/yürütülmesi
• Uluslar arası halkla ilişkiler faaliyetleri/proje hazırlığı
• Türkiye’nin dış tanıtımının koordine edilmesi
• Kriz yönetimi planlarının hazırlanması/uygulanması
• Türkiye ile ilgili algılama sorunları/çözüm önerileri
• Türkiye’nin itibarının korunması/yönetilmesi
• Sponsorluk çalışmaları/desteklenecek stratejik alanların tespiti
• Hükümet ve yerel yönetimlerle etkili iletişim ve koordinasyon
• Sivil Toplum Örgütlerinin birikim ve potansiyellerinin kullanımı
• Yazılı/görsel medya ile kalıcı ve sağlıklı iletişim
• Stratejik iletişim uygulamalarında internet mecrasının etkin kullanımı

Cumhurbaşkanlığı makamının bu öneriyi değerlendirmesini, akil insanların önerileriyle daha da etkili hale getirerek Türkiye’nin stratejik vizyonuna iletişim yönetiminin sağlayacağı çok olumlu katkıları da ilave etmesini diliyorum.

Kaynak...: http://www.siyasaliletisim.org/index.php/ariv/analiz/607-tuerkiye-cin-bir-model-oenerisi-stratejik-letiim-yoenetimi-bakanl.html